RÜYASI ÇALINAN KÜÇÜK KIZIN MASALI
RÜYASI ÇALINAN KÜÇÜK KIZIN MASALI
Sokağın köşesinde mendil satan küçük kız çok güzel bir rüya görüyordu, onun hemen yanında geçen zengin kadın bunu fark etti…
Rüyasında kelebekler ülkesindeydi küçük kız, kelebekler kuş tüyünden ona bir bebek yapıyorlardı. Küçük kız bebeğe baktıkça yüzü aydınlanıyor, gülüyordu ve güldükçe yoksulluk yırtık parkesini sırtına atıp oradan uzaklaşıyordu. Buna çok sevindi küçük kız, güzel rüyasını beyaz bir mendile sarıp tam koynuna sokacaktı ki, zengin kadın gelip kolundan tuttu:
“Ver o rüyayı bana, oğluma götüreceğim!..” Küçük kız sımsıkı rüyasına sarıldı…
“Ben şimdi gördüm kimsenin değil, benimdir! Çalmadım ki, burada uyurken gördüm….”
Ağladı küçük kız, kelebeklerden yardım istedi…
Zengin kadın küçük kızın rüyasına göz koymuştu, ya zorla alacaktı, ya çalacaktı, ya da satın alacaktı! Kızı saçlarından çekti, topuklu ayakkabılarıyla yüzüne vurdu.
Küçük kız rüyasını vermemekte kararlıydı…
“Para vereceğim sana” dedi zengin kadın; “oğlumun parası çok ama rüyası yok!”
O esnada küçük kızın babası oraya geldi. Zengin kadını görünce önünde eğildi:
“Siz valimizin hanımısınız öyle değil mi hanımefendi?” dedi, bir daha eğildi…
“Ben sizin tekstil fabrikanızda çalışıyorum… Sizin sayenizde bir parça ekmek buluyoruz…” “Öyle mi?” dedi zengin kadın. “Peki bu kim?” dedi, yerdeki küçük kızı parmağıyla göstererek… Adam: “Benim kızımdır efendim, yoksa size karşı bir hata mı yaptı hanımefendi!.. Söyleyin yeterki, ben….”
“Oğlum için rüyasını satın alacaktım vermiyor.” dedi
zengin kadın.
Adam kızın kolundan tutup hiddetle sarstı; “Vereceksin!!” dedi… Kız avazı çıktığı kadar bağırdı. Adam kızın sesini tutup bir kutuya koydu, kutunun ağzını da sıkıca kapattı.
“Vereceksin!!” dedi yine babası… “Rüya senin neyine, bize para gerek, bak kardeşlerin açtır!..” “Beyaz bir mendil içine koyup koynuna sakladı.” dedi zengin kadın.
“Ver sonra tekrar sana geri veririm!” dedi adam, küçük kız vermeyince adam kocaman ellerini kızın koynuna koyup mendili çıkardı, büyük bir nezaketle zengin kadına uzattı…
“Kaç para vereceksiniz efendim?” dedi adam…
“Otuz sekiz lira!” dedi zengin kadın ve parayı çıkartıp verdi adama, rüyayı alıp gitti…
Küçük kız acısıyla baş etmeye çalışırken sokağın diğer köşesinde soğuktan titreyen Küçük Kibritçi Kız’ı fark etti, hemen teyzesinin ona verdiği yün kazağı üstünden çıkartıp, Küçük Kibritçi Kız’a verdi…
Zengin kadının oğlu rüyayla bir süre eğlendi. Sonra bıkınca tutup ateşe attı! İşte kelebekler de ancak o zaman yetişebildiler… Ateşin etrafında döndüler, döndüler! Kimi ateşe atıldı, sesini de kaybeden küçük kızın rüyasını alabilmek için… Atlayan yandı, pervaneler de onlara katıldı sonra, bulamadılar, hala da arıyorlar…
20 Mayıs 2013
